Haber

Rezerv Hesaplaması: Merkez Bankası Geçen Yıl Doları Düşük Tutmak İçin 108 Milyar Dolar Sattığı İddia Edildi!

2018 yazında ‘Rahip Brunson krizi’ olarak da bilinen kur atakları, TL’nin dolar karşısında çok hızlı değer kaybetmesine neden oldu. Ardından önemli ekonomistlerin hesaplarına göre CHP’nin ‘128 Milyar Dolar nerede?’ Kampanyaya hükümetten çok sayıda açıklama geldi. Ancak konunun uzmanları tam olarak tatmin olmadı. Şimdi ise Bloomberg, 2022’de satılan miktarı hesapladı.

2018’in ilk aylarında 3,75-3,80 seviyelerinde olan dolar/TL, seçim öncesi 4’ün üzerine çıkarken nefes kesen bir yükselişle 3-4 ayda 7,24 seviyelerine ulaştı.

Ardından birkaç ayda 5 seviyelerine gerileyen döviz kuru, pandemi sürecine kadar yaklaşık 1,5 yıl boyunca 5 seviyelerinde kaldı.

Türkiye’de ilk vakanın görülmesiyle birlikte tekrar 6’nın üzerine çıktı ve yaz aylarında fazla gerileme yaşamadan hala 7’nin üzerindeydi.

Bu gelişmeler Merkez Bankası’nda görev değişikliğine neden olurken, hafta sonu Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak Instagram’dan istifasını veya görevden alındığını açıkladı.

Dolar/TL’de kısa dönemli bir gerileme dönemi ile 128 milyar dolarlık sorgulama başladı.

Kısa sürede CHP’nin afişleri, hükümetin açıklamaları ‘128 milyar dolar nerede’ dedi. Başlık büyüdü.

Olay, başlangıçta dövizdeki yükselişi durdurmak amacıyla piyasaya müdahale amacıyla Merkez Bankası rezervlerinde yapılan satışlara atıfta bulunmuştu.

Ekonomist Haluk Bürümcekçi ve Kerim Rota’nın hesaplarına göre 2018 yazında yaşanan kur krizi sonrası doları düşük tutmanın yolu buydu.

Bu dönemde Merkez Bankası başkanı olan Murat Uysal’ın yerine Naci Ağbal’ın da getirildiği ve bu konunun araştırılmasını istediği iddia edildi.

Ardından Naci Ağbal 132 gün görev yaptıktan sonra görevden alındı ​​ve yerine halen görevde olan Şahap Kavcıoğlu atandı.

Kavcıoğlu’nun göreve gelmesinden yaklaşık 5 ay sonra ilk dönem açıklamalarına rağmen dünya ekonomisinde gerçek zamanlama görülmese de faiz indirimleri kurda yeni atakları başlattı.

Ekim-Kasım aylarında kurdaki dalgalanma ve tırmanış devam ederken, Aralık ayının ilk günlerinde Lütfi Elvan’ın yerine Hazine ve Maliye Bakanı olarak Nureddin Nebati atandı.

Bu süreçte “Merkez Bankası’nın dalgalı kur rejiminde yaptığı doğrudan döviz müdahaleleri” yapılmıştır.

Ancak 20 Aralık 2021’de Cumhurbaşkanı Erdoğan, Döviz Korumalı Mevduat (KKM) sistemini yeni bir ürün olarak duyurdu.

O gece kimsenin anlayamadığı şekilde başlayan ve birkaç günlük gerilemede 18.40’tan 10’lu seviyelere kadar gerileyen döviz kurunun ardından, kırlarda Mabel Matiz’in ‘Antidepresan’ını dinlercesine koşuşturan Heidi gitti. tepelere

Merkez Bankası Resmi rezerv varlıklarının yıllara göre değişimi EVDS sisteminde de bu şekilde görülmektedir.

Dolar/TL’nin 2022’deki seyri yıl boyunca ekonomistler tarafından rezerv satışları veya ‘arka kapı satışları’ olarak analiz edilirken, Merkez Bankası veya ekonomi yönetiminin hiç değinmediği bir alan olarak kaldı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nda analist olarak da görev yapan Bloomberg Türkiye ve İsveçli ekonomist Selva Baziki, 2022’deki “arka kapı satışları”nı hesapladı.

twitter.com

Baziki, TCMB’nin 2022’de döviz piyasalarına 108 milyar dolar müdahale ettiğini iddia ettiklerini ve aylık 9 milyar dolarlık hesabın ortaya çıktığını açıkladı. Ekonomist, 7 aylık bekleme süresinin ardından, 500 baz puanlık indirimin ilk başladığı Ağustos 2022’de bankanın yeniden faiz indirimine başladığı dönemde satışların zirve yaptığını ve 11,7 milyar dolarlık gerçekleşmelerin görüldüğünü belirtiyor.

İhracatçıların döviz, takas anlaşmaları ve sıkıntılı rezervlerinden alması gereken toplam 120 milyar dolar olduğunu belirten Baziki, ortada yaklaşık 108 milyar dolara ulaştıklarını belirtiyor.

twitter.com

Yabancılara satılan gayrimenkullerin TCMB’de ayrı bir alanda görülmediğini belirten Baziki, bu verinin bilinmemesi nedeniyle girişlerin eksik olduğunu ve bu durumda en alt limitin 108 milyar dolar olduğunu belirtiyor.

TCMB’nin 26 Ocak’ta aldığı kararların (KKM’de üst faiz limitinin kaldırılması) net rezervlerde azalmaya yol açmadan yeniden artışa yol açabileceğini, böylece dövize müdahale için alan yaratabileceğini ve KKM’nin cazibesini artırabileceğini sözlerine ekledi.

Gözler ister istemez Merkez Bankası’na çevriliyor. Ne düşünüyorsun?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu